E-BÜLTEN KAYIT

2017

Geri Dön

Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı KAGİDER Görüşü

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) olarak, bir süredir gündemde olan Nüfus Hizmetleri Kanun Tasarısı’nın bu haliyle TBMM’de kabul edilmesi halinde kadın ve çocuk hakkı ihlallerine yasal zemin sağlanacağı ve çağdaş bir devletin olmazsa olmaz özelliklerinden birini teşkil eden laiklik ilkesi başta olmak üzere, Anayasa’nın ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların açıkça ihlal edilmiş olacağı endişesini taşımaktayız.

Bu nedenle, kanun tasarısının geri çekilmesini ve yeniden değerlendirilmesini talep etmekteyiz.

  • 21. yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız bugünlerde, ne yazık ki ülkemizde hâlâ kadına karşı şiddet, kadın ve çocuk istismarı, kız çocuklarının erken yaşta zorla evlendirilmesi ve doğum yapmak zorunda bırakılması gibi çağdışı ve insan hakkı ihlali niteliğindeki olaylar ciddi seviyede görülmektedir.
  • Bugün Türkiye kadınların %28,2’sinin 18 yaşından önce evlendirildiği, yaşamının herhangi bir döneminde eşinden veya birlikte yaşadığı kişiden fiziksel şiddete maruz kalan kadın nüfus oranının %35,5 seviyesine ulaştığı bir ülkedir.  

Bu vahim tablo karşısında kamu yönetiminin temel görevi, sürmekte olan kadın ve çocuk hakkı ihlallerini çıkarılan kanunlarla koruma altına almak ve meşrulaştırmak değil, aksine Anayasa’ya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara uygun olarak toplumdaki bu hastalıklı durumu kesin surette engellemektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan “Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”, il ve ilçelerdeki müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi vermek ve sağlık personelinin takibi dışındaki doğumların sadece beyan yoluyla nüfusa kaydedilmesine olanak sağlamak suretiyle kız çocuklarının erken yaşta zorla evlendirilmesi ve ölüm riski altında doğum yapmak zorunda bırakılmaları gibi asla kabul edilemeyecek insan hakkı ihlallerine hukuki zemin oluşturmaktadır.

  • Toplumumuzun ivedi ihtiyacı kadınlarımızın hak ettikleri özgür, eşit, medeni ve çağdaş yaşama bir an önce kavuşmalarıdır.

    Çağdışı hurafeler gerekçe gösterilerek kız çocukları ve kadınların istismara maruz kaldığı ve adeta köleleştirildiği ülkemizde bu gerçeklerin kamu yönetimi tarafından mutlaka görülmesi ve kararlılıkla önlem alınması gerekmektedir.  

  • Nitekim bu gerçekleri dikkate alan Medeni Kanunumuz resmi nikah kıyma yetkisini din adamlarına vermemiş ve kadınların mağdur olmasını önlemek amacıyla toplumda imam nikâhı olarak bilinen dini nikâhı resmi nikâh olarak kabul etmemiştir.

     

  • İl ve ilçelerdeki müftülere yeni yasal düzenleme ile resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesi, Anayasa ve Medeni Kanun ile kadınlara sağlanan bu yasal korumayı tamamen ortadan kaldıracak, kamu yönetiminin temelini teşkil eden laiklik ilkesini ihlal edecek ve ülkemiz gerçekleri dikkate alındığında suiistimal edilerek kadın ve kız çocuklarımızı daha da mağdur edecek sonuçlar doğuracaktır.

     

  • Medeni Kanun’a göre, Belediyeler evlenmek isteyenlerden evlenme sağlık raporu istemektedir ve bu sayede evlilik öncesinde tarafların evlilik kurumunu oluşturmaya engel herhangi bir rahatsızlıklarının olup olmadığı kontrol edilebilmektedir.  
    • Özellikle ülkemizde sık sık rastlanan akraba evliliklerinden kaynaklı engelli bireylerin sayıca artmasını önlemek açısından büyük faydalar sağlayan sağlık raporları bulaşıcı ve doğumun ardından çocuğa geçecek olan diğer rahatsızlıkların tespitinde de büyük rol oynamaktadır.  İl ve İlçe müftülüklerine resmi nikah yetkisi verilmesi halinde bu belgelerin takip ve kontrolünün nasıl ve hangi kurum tarafından yapılacağı belirsizdir.

       

  • Diğer yandan, sağlık personelinin takibi haricinde meydana gelen doğumların sadece sözlü beyan yoluyla nüfusa kaydedilebilmesi, küçük yaşta zorla evlendirilen ve istismar edilerek doğum yapmak zorunda bırakılan kız çocuklarının tespit edilmesine engel teşkil edecek, bu çocuklar kamu yönetimi tarafından kaderine terk edilmiş olacaktır.  

 

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) talebi Anayasa’yı ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaları açıkça ihlal eden bu kanun tasarısının derhal geri çekilmesidir. Tasarı, yapılan eleştirilerin ışığında, kadınlarla ilgili STK’ların ve uzmanların da katılacağı bir süreçle tekrar gözden geçirilmelidir. 

Fotoğraf Galerisi